Bakmak ve Görmek Arasındaki Fark
Bir bilim adamı ile karısı birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar. Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemekten sonra çadırlarına girip uykuya dalarlar. Birkaç saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır. Adam karısına kendisini neden uyandırdığını sorar.
Karısı:” Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.” der.
Adam, önce yıldızlı gökyüzüne sonrada karısına bakar ve biraz huzursuz; “Bunu sormak için mi uyandırdın beni?” diye sorar.
Karısı ısrarla tekrarlar: “ Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.”
Adam üfleyip püfleyip kafasını tekrar yukarıya çevirir. “ Baktım işte, bir sürü yıldız görüyorum. Işıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız….”
Karısı tekrar sorar: “ Peki bu sana neyi gösteriyor?”
Artık uykusu iyice kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir. “ Teolojik olarak;Tanrının kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum. Felsefi olarak; evrenin sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum. Astronomik olarak; galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin varlığını ve yıldızların konumuna bakarak saatin yaklaşık üç sularında olduğunu görüyorum. Meteorolojik olarakda; bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum.
Niye sordun şimdi bana? Sana neyi gösteriyor?”
Kadın:“ Hayatım, çadırımızı çalmışlar!”
Sonuç: Yalnızca bilmek yetmez, olaylara doğru bakmak da önemlidir…
http://www.alevialevilikzohreana.com/felsefe/5460-felsefik-masallar.html